27 Aralık 2008 Cumartesi

........

dogrum yok benim. her yarim $ey gibi. ne kederli, ne de mutlu.

peki ya sen! hiç hikayen yok mu senin?
Niye yanit vermiyor aynalar...

yanli$ bu sözcükler.
bir sokaktan, kendiminkine nasil gecmeliyim. sinirlarimi böyle yitirmi$ken...

inan bıktım bu sözcüklerden;bir de kırmızı rujdan.
kendi fotografına gülümseyen, kendi ickisinde bogulan,
buyum i$te, ba$ka türlü nefes alamam. cocuk da doguramam. hadi nefes al!

az ögrenmeliyim, az soru sormalı, hic beklememeliydim.
ama, bir sabah bunları yaptım.
kazanılmı$ nefretlerin övüncü $imdi aynalara.

büyük kentlerin ortasında, bir i$aret gibi birakilan kırık aynaya dön.
ve ona borclu oldugun güzelligi sor.
o , $imdi nerede... unuttugumuz $arkının icinde mi?.. kö$e ba$larında mı?..
biriktirdigimiz yıldızlarda mı?.. nicin hepsi dört bacakli?..

ben o’ymu$um kahretsin. kim yaptı bunu? kaç yüzyıllık i$kence bu?.. nerden bula$tım? bu büyü nereden sarıldı sırtımın ucuna? neresinden vurdular kırgın sessizligimi?..
ah o zor veda... boyun egiyorum, bir de...

sen büyük evler gibi yıkıldıgımda sanma ki acımı öptügünü unutacagım.
cünkü, ne mucize, hep güzel bir kadin olacagım.

bir,iki,üç,dört,beş.....altı değil!hayat, benden gizlediğin ellerini hangi cebinde saklıyorsun?
.bende ölüyorum senin o kendin için korktuğun yerde.....

0 yorum: