12 Kasım 2018 Pazartesi

Üzgün Kediler Gazeli 🐈

o bir çay istemişti, trenin içinde
biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
H.Ergülen


-Belki kedi olduğumuz  başka bir hayatta...

10 Kasım 2018 Cumartesi

KİMİ SORARSIN

aslından hayalsin,
kendi bağından uzak,
dertlerden azadesin madem,
kimi sorarsın?
gelmeyecektir.
(alıntı) Kunthar


8 Kasım 2018 Perşembe

6 Kasım 2018 Salı

Ben her şeyi artık unutuyorum.
Ama o geçerken ne yalan söyleyeyim
şuramda bir ağrı duydum.

Edip Cansever..

3 Kasım 2018 Cumartesi

kendime kuytu bir ölüm arıyorum yalnızca kendime
düşlerime sokak kedilerinin gözleri giriyor, korkuyorum
boynunu kendi bileğine dolayıp asılan bir adam
kanını sulandırılmamış alkole banan
sokak satıcıları epey bilir bunu yalnızlık cinayettir

yalnızlık cinayettir bütün notalarda, bütün dillerde
bütün hecelerde, “a” sesinde, re minörde, mors alfabesinde
yalnızlık cinayettir kendi tükürüğüyle
ıslanan bedenlerde eski bir kokudur, yalnızca budur

ıslak paspas kokusudur, gece morudur
bileği tahriş olmuş bir kadının dinmeyen korkusudur
ansızın yakalanmasıdır bir kuşun kapana
trenin gecikmesidir istasyona yalnızlık cinayettir.

yeni kurulmuş tuzaktım bütün delillerimi yaktım
sonrası yok. sonrası çok gizli bir fotoğrafın arabı
yüzümüz siyah ve anlamsız, dışımız beyaz ve derin
sanki bir diktatör anıtı, kan akıtan bir nehir
işlenmemiş suçlarımız sanki yalnızlık cinayettir.
cennettir
cinnettir
cinayettir.
Altay Öktem

Siz ne olur yalnızlığa özenmeyin..

1 Kasım 2018 Perşembe

...




Yıkılmış bir ağacın üstünde yıllarca.
Ağaç da çürümüş zaten
Kazımış, oymuş bir yerlerinden gelip geçen onu
Ağaç mı, içi yıllarla dolu bir kutu mu
Çözmek için mi acaba içlerindeki bir gizi
-Gizi mi, bir giz gereksinmesini mi-
Yoklamışlar orasından burasından
Kim bilir.

Ama sessizlikten başka ne bulmuşlar
Önemsiz bir iki anıdan başka
Ya insan kılığında ya da bir dekor taşkınlığında
Sorarım ne bulmuşlar
Çoktan yeni bir umuda dönüşmüştür onlar da
Anılar.

Oysa bambaşka şeyler olmalıydı ağaçta
Kazılmış, oyulmuş yerlerinde ağacın
Buruk mayhoş, daha çok da bir zehir tadındaki
Bir şeyler olmalıydı e.c.

30 Ekim 2018 Salı

Hiçliği atkı gibi boynuna dolar, ne var ki, hiçlik bir türlü boğmaz onu. Sinek Azabı, Elias Canetti



Siyah (hiçliğin ve mülkiyetsizliğin öyküleri...)



"plastik bir hayatın içinde ahşap bir masayı kim önemser ki."
//
.”mutlak olanı arıyorsun değil mi...” dedim, kırık bir sesle “...mutlak aşkı, mutlak doğruyu ve gerçeği, mutlak varlığı ve yokluğu, mutlak düşünceyi ve evreni ve insanı ve ışığı ve rengi, mutlak hayatı ve ölümü.” derin bir iç geçirdi. “evet ama mutlak olan hiçbir şey yok aslında” 
//

bu, bütün uyumlulukların içinde, bir ısırganotu gibi, herkesle ve her şeyle uyumsuz kalmak, başka türlü olamamak, başka biçimde yaşayamamaktı..
 "bizimki"

🌌🌙

27 Ekim 2018 Cumartesi

 ne kadar da yüksekte salınır sessiz bulutlar; bir bedene
tutsak düşmüş ruhun,
– ne kadar da yüksekte
salınır gizli gerçekler... Her şey o kadar yücelerde ki... Ve aşağıdaki gibi
yukarıda da her şey geçer, bize yağmurdan başkasını bırakan bulut,
ıstıraptan gayrısını bırakan gerçeklik görülmemiştir... Evet, yücelen her
şey yücelerden geçer ve geçer; arzulanabilecek ne varsa uzaktadır ve
uzaktan geçer... Evet, her şey çeker bizi kendine, her şey yabancıdır
bize ve her şey geçer.
İster güneşte ister yağmurda, ister beden olayım ister ruh, benim de
geçip gideceğimi bilmek neye yarar? Her şeyin salt hiçlik, dolayısıyla
hiçliğin her şey olduğunu umut edebilmek dışında, hiçbir şeye. FERNANDO PESSOA
HUZURSUZLUĞUN
KİTABI

26 Ekim 2018 Cuma

🌌🌙

Ne var ki, insanlar, ancak gizliden, gerçek yüzü bilinmeyenden korkar daha çok. İnsanlar, korkmalı üstelik.



Gizlilik, herhangi bir gizliliğe katılma, insanı hâlâ bağlayabilen en eski, en ilkel bağlardandır. Çağdaş dünyada erki, yalnız, gücü elinde tutmak diye değil de, insanların kafasını da, gönlünü de elde tutmak diye gören bizler, biliriz ki gizlilikler —ama iç içe, sayısız katlar, çerçeveler, kutular halinde gizlilikler— bize bu istediğimizi sağlamak olanağını verir. Herkesten gizlenen bir şey olmalı. Ama her gizleneni bilen birileri de olmalı.

Bilge Karasu/Gece

....

Ben Şuraya
Biraz gece
Biraz şarap
Birkaç kağıt📝 kalem
ve 🐈 bırakayım.. 


daimos agahta 🍁 sevgili  dosta


2001/ankara

25 Ekim 2018 Perşembe

 Neden bütün olaylar hep bir salgın, savaş, yaralanma ya da ölüm türünden?”
Hiçbir zaman olayla eşitlenemiyoruz, diyordu Deleuze -hep ya çok erkeniz ya da çok geç kalıyoruz; ya çok aceleciyiz ya çok pasif, ya çok ilerideyiz ya erişemeyecek denli uzakta

Ulus Baker
🌌🌙

23 Ekim 2018 Salı

 "Şemsiyeni unutmuşsun".

.

🌞 ☀


🌻

Ne vardı sundurmanın üstünde-ne vardı-
Anımsayamıyorum şimdi
-Pek şimdi değil, çoktandır-
Yağmurlar yağdığı zaman büyüyen
Geçmişi olmayan bir saksı mı
Yoksa
Bir sap çiçek mi-saksısız-
Kaçışına uğrayan bir çiçek
Neden olmasın
Yağmurlar
Yağmurlar yağdığı zaman.

Sular insanlar gibi geçiyor aklımdan
Mavi aklımdan
Sordular-anımsıyorum-
Bir gün
Neyle örtülürmüş ki su
Suyla demiştim -elbette suyla-
Ya yaşam
Bir başka yaşamla, bir başka, bir başka, bir başka
Oysa bütün yaşamlar bitti
İlkyazlar ve bütün başlangıçlar
Sular
İnsanlar gibi duruyor aklımda.e.c.



22 Ekim 2018 Pazartesi

.

Kendini önemli sanan bir dünyaya önem vermeyi reddeder ve bu dünyada gülüşümüze hiç bir yankı bulamazsak, elimizde tek çare vardır: Dünyayı bir blok halinde ele alıp onu kendi oyunumuz için bir nesne haline hetirmek; bir oyuncak haline getirmek.

Ölümsüzlük


21 Ekim 2018 Pazar

🌧🍃☕📚


1.

Biliyorsun, bizim her türlü yalnızlığımız
 Yeni bir dil olacak yarına.
e.c.

19 Ekim 2018 Cuma

"Yalnızlık bana hiç doğru gelmedi. Bazen iyi geldi, ama hiç doğru gelmedi."

Charles Bukowski





18 Ekim 2018 Perşembe

Hiçliği atkı gibi boynuna dolar, ne var ki, hiçlik bir türlü boğmaz onu.
Sine Azabı


.



16 Ekim 2018 Salı

🐈

Kedilerin Dokuz Duygusal Canı



14 Ekim 2018 Pazar

Italo Calvino, - 15 Ekim 1923 - 🎂. KARGA SONA KALDI

madem ki kargadan gidiyoruz:) 
...
Her kurşun sesinde asker kargaya bakıyordu, düşüyor muydu? Hayır, kara kuş tepesinde giderek alçalarak dönmeyi sürdürüyordu. Delikanlının onu görmüyor olmasına olanak var mıydı? Belki de karga yoktu, o hayal görmeye başlamıştı. Belki de ölmek üzere olan insanlar bütün kuşların geçtiğini görmeye başlıyorlardı, kozalaklara ateş etmeyi sürdüren delikanlıyı uyarmak gerekiyordu. Bunun üzerine asker ayağa kalktı ve parmağıyla kargayı gösterdi. “Şurada bir karga var,” diye bağırdı kendi dilinde. Kurşun onu ceketine işlenmiş olan açık kanatlı kartalın tam ortasından vurdu.
Karga halkalar çizerek yavaşça alçalıyordu.



📚

"Palomar"  📚 içlerinde en sevdiğim:) 

Ama Bay Palomar'ın içinde, her şeyin bir başka türlü, bir düğüm gibi, bir pıhtı gibi, bir birikinti gibi var olduğu bir nokta kalıyor: Burada olduğun ama olmayabileceğin duygusu, olmayabilecek ama olan bir dünyada
//

Gerçekten de, doğmadan önce, gerçekleşmesi söz konusu olacak ya da olmayacak sonsuz sayıda olasılık arasında bulunuyoruz, oysa bir kez ölünce, ne (artık tümüyle malı olduğumuz ama üzerinde hiçbir etkimizin kalmadığı) geçmişte, ne de (üzerinde etkimiz olsa da, bize yasaklanan) gelecekte gerçekleşebiliyoruz. Bir şeyi ya da bir kişiyi etkileme yeteneği oldum olası sınırlı olduğu için, aslında Bay Palomar’ın durumu daha kolay; dünya pekala onsuz edebilir, o da kendini rahat rahat alışkanlıklarını bile değiştirmeksizin, ölmüş sayabilir.

13 Ekim 2018 Cumartesi

🐾

Bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu. 
Hep böyle mi bu? 
Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer... 
Kafatasımın içini, bir küçük huzur adına
aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden! 
Paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben. 
Oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir.
Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına
niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına 
niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına?

Nilgün Marmara 

12 Ekim 2018 Cuma

Oğuz Atay, 12 Ekim 1934 🎂

                                              :)
Şayet hayatınızın bir anlamı olup olmadığından çok emin değilseniz ve bunu bir deneye tabi tutmak isterseniz, yahut tüm düşüncelerinizi unutup başka bir adama dönüşmek gibi bir derdiniz varsa orası tam da size göredir. Yalnızlıktan ölmek ve kendinizi bir köpek gibi hissetmekse gayeniz, öylesi bir yere gitmeniz gerekir. Lamı cimi yok. Hissizlik… Dikkat dağıtacak hiçbir xşey yok; teselli bulacak bir şey de. Gölgesi olmayan bir mekân… Vahşi… Başka yerde zor rastlanır bir gökyüzü var orada.

//



kağıt Ev

9 Ekim 2018 Salı

Yazın bittiği rivayet edilir kasabada
Yani artık tamamen bitmiştir yaz
Tüketilmiştir ya da yok sayılmıştır
Çığlık çığlığa koşarak bir iki at yürür denize
Rakının yayları kopar bir iki adam ağlar
//
Kışın başladığı rivayet edilir kasabada
Yani artık tamamen her şeyi kaplamıştır kış
Önemsenmiş ya da kabul görmüştür.
Çığlık çığlığa koşarak bir iki hatıra yürür akıllara
Rakının kadehi kırılır bir iki kadın ağlar
Bir iki adamın tenha cenazesi geçer uzaktan
///

🐈🐾


....
Bir -insan da değilsin, bir kişi de değilsin
Bir kuş olsa mavilik derdi buna e.c.

💫


6 Ekim 2018 Cumartesi

:/

Yaşadığın ülkenin gerçeğini bilmiyorsan saf saf daha çok "4 Ekim Hayvanları Koruma Gününü"
Kutlarsın.

4 Ekim 2018 Perşembe

1 Ekim 2018 Pazartesi



🐈Kediyi besle, 🌵bir saksı çiçek 🌻ve yeni
kitap al kendine📑:) az sigara iç🚭 :) bol çay iç:) ☕

Sıkma canını güzel olacak herşey :) 🐾
🌈


26 Eylül 2018 Çarşamba

Düşünceler, her şeyden daha tatsız. Uzanıp dururlar, bitmez tükenmezler ve insanın ağzında acayip bir tat bırakırlar. Sonra, düşüncelerin içinde kelimeler var; tamamlanmamış kelimeler, eksik kalmış cümleler. Durmadan geri gelirler.
******
"Kendi geçmişimi elimde tutamamış olan ben, bir başkasının geçmişini kurtaracağımı nasıl umabilirim?"

Benim gözümde geçmiş, bir çeşit emekliye çıkarma; bir başka varoluşma biçimi, bir tatil ve hareketsizlikti. İşi biten her olay kendi kendine bir kutunun içine usulca giriyor ve bir fahri olay niteliği alıyordu..
***
Şimdi kimseyi düşünmüyorum, sözcükleri bulmak için bile çabalamıyorum. Kimi zaman hızlı, kimi zaman yavaş bir şeyler akıyor içimden. Dokunmuyorum, bırakıyorum gitsin. Sözcüklere bağlanamadığım için düşüncelerim çoğu zaman karmakarışık. Belirsiz ve hoş şekiller halinde ortaya çıkıyor, sonra kayboluyorlar, hemen unutuyorum onları.
////
"Topluluk içinde yaşayanlar, kendilerini, arkadaşlarına nasıl görünüyorlarsa aynalarda tıpkı öyle görmeyi öğrenmişlerdir. Benim arkadaşım yok. 

Bulantı, Jean-Paul Sartr*


21 Eylül 2018 Cuma

Kargo🌻 şimdilik bu kadar☕🐾





Sana buraya bazı şeyler koyuyorum. Yol boyunca aklında olsun.

Lazım olursa açar okursun. Olmazsa da olsun, bir zararı yok
burada dursun.
Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem
zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun!
Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Ortada dursun. Olur ya biri
eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun.
Buraya tabiatı koydum. Ağaçları, suyu, ovayı, dağı. Onlar bizim
kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun.
Buraya, küçük mutlu güneşler koydum. Günlerimiz karanlık ve
çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın.
Buraya, bir inanç bir inat koydum. Tut ki unuttun, tekrar bak,
o inat neyse sen osun.
Buraya yolun yokuşunu koydum. Bildiğim için yokuşu. Zorlanırsa
nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak,
aklında bulunsun.
Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor,
ama kimbilir, birazdan uzanıp dokunursun.
Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak; sen şahane bir
okursun. Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun. N’olcak ki,
bırak patronlar seni kovsun!
Burada bir tutam sabır var. Kendiminkinden kopardım bir parça,
(bende çok boldur) lazım oldukça ya sabır ya sabır, dokunursun.
Burada güzel çaylar var. Bu aralar senin için çok önemli. Bitki
çayları, kış çayları, şuruplar, kompostolar. Demlersin, maksat
midene dostluk olsun.
Şuraya Youtube’dan müzikler, Bach dinle filan, koydum. Ama
müzik k3onusunda sen benden daha iyisin, koklayıp buluyorsun.
Buraya bir silkintiotu koydum. Kırk dert bir canına
yandığım, kırkına birden deva olsun...

Birhan Keskin.

20 Eylül 2018 Perşembe

Asla
sürüye dahil olmamıştı. Onun başına, başkalarının da (belki de kim bilir,
herkesin) başına gelen gelmişti: Hayatındaki beklenmedik olaylar,
içgüdülerine göre, içgüdülerinin çizdiği yolda şekillenmişti – hiç
kıpırdamamak, hayattan kopmak yönünde.
Devletin ya da toplumun dayattığı zorunluluklarla uğraşmak zorunda
kalmamıştı hiç. İçgüdüsel ihtiyaçlarını bile görmezden gelmişti. Sevgili yada dost olabileceği insanlara hiçbir nedenle yakınlık duyamamıştı. Onun
içdünyasına bir ölçüde de olsa, kabul edilen  bir varlık oldum.

///


İnsan, ilginç ya da yararlı ne anlatabilir? Başımıza gelmiş olan şeyler,
ya herkesin başına gelmiş ya da yalnızca bizim başımıza gelmiştir; ilk
durumda bayatlamıştır, ikinci durumda da bizden başkası anlayamaz

......


FERNANDO PESSOA (
HUZURSUZLUĞUN
KİTABI

18 Eylül 2018 Salı

Herkes mutlu bir insan gibi görülmek istiyor, asla mutsuz olarak değil, her zaman tamamen sahteleştirilmiş olarak, hiçbir zaman gerçekte olduğu gibi, yani herkesten daha mutsuz olarak değil. Hepsi de her zaman mutlu ve güzel görünmek istiyor fotoğraflarda, hepsi de çirkin ve mutsuz oldukları hâlde. Fotoğrafa sığınıyorlar, kasten, onları tümüyle sahtelik içinde mutlu ve güzel ya da hiç değilse gerçekte olduklarından daha az çirkin ve daha az mutsuz gösteren fotoğrafta büzülüp kalıyorlar. Fotoğraftan, arzuladıkları ideal görüntüye ulaşmayı umuyorlar, fotoğrafta arzulanan ve ideal olan bu görüntüyü yaratmak için, en korkunç çarpıtma bile olabilir bu, her türlü aracı kullanıyorlar. Bu arada kendilerini ne kadar korkunç ve ürkütücü biçimde rezil ettiklerinin farkına bile varmıyorlar.

///

Yok Etme,
Thomas Bernhard :)

15 Eylül 2018 Cumartesi

.


..


//
Benim için artık hiçbir şey yok. Kusursuz bir hiççiyim. Artık 
hiçbir şeye inanmıyorum. Kusursuz bir kuşkucuyum. Artık hiç bir şeye inanmıyorum: Kesin, mutlak ve bütünsel bir ateistim; 
antik mitoloji inançlarının yerine geçen mantıksal, felsefi ve hü-
manist laik inançların dahi önünde diz çökmeyen bir ateist. Çabalarımızın hiçbir fayda sağlamayacağını biliyorum; her şeyin so-
nunun hiçlik olduğunu biliyorum; her eserin karşılığı, yüzyıllar 
sonra, sadece ve sadece hiçlikten ibaret olacak, biliyorum
-----

"Bir insana, hiç kimseyle olmadığımız gibi bağlı olmak için, yan yana olmamız gerekmez.."

Thomas Bernhard
Bitik Adam


Yaza ödünç verdiği yaprakları toprağa ödeyen sonbahar.

 Hangisi daha zor: Düşünmek mi, düşünmemek mi? İnsan içgüdüsel olarak düşünür, bir içgüdüyü bastırma nın ne 
zor olduğunu kim bilmez. Yani darkafalılar şu sıralar her yerde karşılaştıkları aşağılanmaları hiç hak etmiyor.
///

Georg Christoph 




13 Eylül 2018 Perşembe




Üstlerinde gün, ay ve yıl yazan  kitaplar gördüm ben; gizli bir takvimi oluşturur her biri..
Carlos Maria Dominguez 

6 Eylül 2018 Perşembe

🌤

"Belki şimdi - diye düşünüyor Bay Palomar - o ülkede de bir başka kişi tekeş terliklerle dolaşıyor.
" Ve her adımda ayağından çıkan, ya da çok dar olduğu için ayağını burarak hapis eden terlikleriyle, topallayarak çölde dolaşan narin bir gölge görüyor. "
Belki şu sırada, o da beni düşünüyor, değiş tokuş yapmak için benimle karşılaşmayı umuyor. Bizi birbirimize bağlayan ilişki, insanlar arasında kurulan ilişkilerin büyük bir çoğunluğundan daha somut ve açık.
Buna karşılık hiçbir zaman karşılaşmayacağız." Tanımadığı mutsuzluk arkadaşıyla dayanışmak, çok az rastlanan bu tamamlayıcılığı, bir kıtadan bir başkasına yansıyan bu aksak adımları canlı tutabilmek için, tekeş terlikleri giymeyi sürdürmeye karar veriyor.

30 Ağustos 2018 Perşembe

:(

Sevdiğimiz bir kişi öldüğü zaman, sağ kalmak suçunun kefaretini yüreğimize işleyen yeğin bir pişmanlıkla öderiz,
##
Hepimiz ölümlüyüz çünkü; insan seksen yaşına geşmişse, ölecek yaşa gelmiş demektir, diyordum.
Öyle değilmiş. İnsan doğduğu için, yaşamış olduğu için, yaşlandığı, kocadığı için ölmüyor. “Bir şeylerden” ölüyor.
Doğal ölüm diye bir şey yoktur : İnsanın varlığı dünyanın düzenini konuşma, tartışma konusu haline getirdiğine göre, onun başına gelenlerin de hiçbiri hiçbir zaman doğal sayılamaz. Bütün insanlar ölümlüdür : Ama her insan için, ölümü, bir çaparızdır; ölümünün geleceğini bilse bile, insan için bu ölüm, olağana aykırı bir yamanlık taşır.
oysa biz, şimdiden onun öyküsünün öte yanına geçmiştik.Her şeyi bilen kötücül bir cindim ben;elimdeki kağıdı görüyor, oyunun içyüzünü biliyordum; o ise, pek uzaklarda,insan yalnızlığı içerisinde çabalamaktaydı....

Simone de Beauvoir “sessiz bir ölüm


///////
Gene bir kedi öksüz,bir fincan
Boş,bir hırka sandalyede asılı kaldı..
///////


I

19 Ağustos 2018 Pazar


Konyak, Kitap ve Kahve, 

Tenha bir eylül bahçesinde
Bir bardak konyak, kitap ve kahve
Otururken dalmış kendi kendime,
Güz rüzgârı geçiyor kitabımın içinden
Ot kokan nefesiyle..

Metin Altıok