27 Nis 2008



Sonra başka bir şey geldi usuma o ara. Burası,göçmüşlerin bahçesi değildi, göçecek kedilerin çekilip gözden ırak ölmeğe bıraktıkları yeriydi herhalde bu kentin; Göçmüş Kediler Bahçesiydi bu.Göz göze geldik gene. Usumdan geçenleri bilirmiş gibi, biraz alaycıbir gülümsemeyle, başını "evet" dercesine sallıyordu. o hâlâ düşünüyordu.
Kendi oyunumu oynamağabaşladım.
Uğultu dindiğinde onun sesini işittim. "Mat" diyordu,,
-- sen öle san :D

24 Nis 2008

Tezer Özlü-Yaşamın Ucuna Yolculuk

Yaşam özlemini doyuracak bir olgu mümkün mü. (sayfa 13-14)
Her anı ölüdür. (sayfa 26)

Sordukları zaman, bana ne iş yaptığımı, evli olup olmadığımı, kocamın ne iş yaptığını, ana babamın ne olduklarını sordukları zaman, ne gibi koşullarda yaşadığımı, yanıtlarımı nasıl memnunlukla onayladıklarını yüzlerinde okuyorum. Ve hepsine haykırmak istiyorum. Onayladığınız yanıtlar yalnız bir yüzey, benim gerçeğimle bağdaşmayan bir yüzey. Ne düzenli bir iş, ne iyi bir konut, ne sizin "medeni durum" dediğiniz durumsuzluk, ne de başarılı bir birey olmak, ya da sayılmak benim gerçeğim değil. Bu kolay olgulara, siz bu düzeni böylesine saptadığınız için ben de eriştim. Hem de hiç bir çaba harcamadan. Belki de hiç istediğim gibi çalışmadan. İstediğiniz düzene (ayak uydurmak) o denli kolay ki...

Ama insanın gerçek yeteneğini, tüm yaşamını, kanını, aklını, varoluşunu verdiği iç dünyasının olgularının sizler için hiç bir değeri yok ki. Bırakıyorsun insan onları kendisiyle birlikte gömsün. Ama hayır, hiç değilse susarak hepsini yüzünüze haykırmak istiyorum. Sizin düzeninizle, akıl anlayışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla hiç bağdaşan yönüm yok. Aranızda dolaşmak için giyiniyorum. İyi giyinene iyi yer verdiğiniz için. Aranızda dolaşmak için çalışıyorum. İstediğimi çalışmama izin verdiğiniz için. İçgüdülerimi hiç bir işte uygulamama izin vermediğiniz için. Hiç bir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, bir şey yapıldı sanıyorsunuz.
Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlerinizle. Okullarınızla. İş yerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. Ölmek istedim, dirilttiniz. Yazı yazmak istedim, aç kalırsın, dediniz. Aç kalmayı denedim, serum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz. Hiç aile olunmayacak bir insanla bir araya geldim, gene aile olduk. Ben bütün bunların dışındayım. Şimdi tek konuğu olduğum bu otelden ayrılırken, hangi otobüs ya da tren istasyonuna, hangi havaalanı ya da hangi limana doğru gideceğimi bilmediğim bu sabahta, iyi, başarılı, düzenli bir insandan başka her şey olduğumu duyuyorum. (sayfa. 75-76)
İnsan çoğu kez her şeyin son bulduğu duygusuna kapılıyor, oysa yaşamın sonsuzluğunu algılayabilmek için bile yeterli değil bir insan ömrü.

( 13,0,2002 bide not düşmüşsün kitaba ''arkadaşlığımızın ömürboyu sürmesi dileğiyle :)) bay sanatcı 3 gün bile sürmedi..ama yinede her zaman Dostluklar volki ,, :)

18 Nis 2008


ve sana vede sana



sana söz veriyorum; bu gece herşey çok farklı olacak: örneğin evi yakabilirsin. yangın, mahalleye yayılmadan kaçmayı başarabilirsek, sana o istediğin aynayı alacağım..
sana söz veriyorum; bu gece herşey çok farklı olacak: örneğin içip içip dağıtabilirsin. ama kustuğun küvette kusmuğunla yıkanmam için ısrar etmeyeceksin.
sana söz veriyorum;sana söz veriyorum; bu gece herşey çok farklı olacak: canının çektiği yemeği de pişirebilirsin bana. yalvarırım, baharat olarak kedilerimi kullanma!
sana söz veriyorm herşey çok farklı olacak: dilediğin kadar bağırarak şarkı da söylebilirsin. bütün apartmanı silah zoruyla koroya almamak şartıyla.
sana söz veriyorum; bu gece herşey çok farklı olacak: canının çektiği yemeği de pişirebilirsin bana. yalvarırım, baharat olarak kedilerimi kullanma
sana söz veriyorum; bu gece herşey çok farklı olacak: beni hecelerime ayıracaksın.
sana söz veriyorum bu gece ; beni yine kandıra bilirsin ; Ben anlamamış gibi yapıcam,,-
"heey! görüşme bitti!bir geceliğine sevgilim benim yerime delirebilir mi?!" K,iskender

12 Nis 2008

Artık saymıyorum yıllarıbana değip geçen hayatları
Zaten pek de sevmem insanları Ama kimi dostlar var sevdiğim sokak köpekleri kedileri beslediğimn Bazı güzel anılar biriktirdiğim

9 Nis 2008

. . .


Özgürlük kuralsızlık değildir; o, muazzam bir disiplindir.


Gerçeklik, sahiciliktir; gerçek olmak, sahte olmamak, maske kullanmamak.— Gerçek yüzün her neyse, ne pahasına olursa olsun, onu göster
.

Gerçek insanın ideali yoktur. Andan ana yaşar; anda nasıl hissediyorsa öyle yaşar. Ben insanların böyle olmalarını istiyorum; gerçek, sahici, içten, kendi ruhlarına saygılı.

''ne olacagin hakkinda bir fikrin olmadan dünyada yasa. bir kazanan mi yoksa kaybeden mi olmanin hiçbir önemi yok. ölüm her seyi senden alir. kazanman ya da kaybetmen maddesel bir sey degildir. önemli olan tek sey oyunu nasil oynadigindir. hosuna gitti mi? oyunun kendisi? o zaman her an bir cosku anidir.''
OshO

3 Nis 2008

:)))))

-"İyi akşamlar efendim, biz Yalnızlık Gazetesi'nden arıyoruz, bir sorumuz olacaktı, cevaplayabilir misiniz?!"
-"Şu an meşgulüm, bileklerimi kesiyordum, daha sonra belki.."

-"İyi akşamlar efendim, biz sizi Aydınları Koruma Cemiyeti'nden arıyoruz, bir panel için acaba.."
-"Şu an boşluktayım, fikir birliğine girdikten sonra belki.."

-"İyi akşamlar efendim, biz sizi Yurtta Sulh Partisi'nden arıyoruz, "emperyalizme hayır" imza kampanyası için sizin de adınızı.."
-"Şu an adımı değiştirmek için mahkemeye başvurdum, adalet yerini bulduktan sonra belki.."

-"İyi akşamlar efendim, ben Zırtpırt FM'den arıyorum, şaka yapmak istediğiniz bir tanıdığınız varsa eğer.."
-"Şu an kimseyi tanımıyorum, birileriyle tanışır tanışmaz belki.."


-"İyi akşamlar efendim, yayımlanan son kitabınız hakkında birkaç eleştirim olacaktı, acaba siz neden.."
-"Şu an çatladım, su sızdırıyorum, telafisi mümkünse telafi edip size dönerim.."

-"İyi akşamlar, beni terkettiğin günden beri mutlu musun, bunu öğrenmek için aramışt.."
-"Şu an yeryüzündeyim, gökyüzüne gittim mi, ben sana bol melekli bir mektup yazar, herşeyi tek tek açıklarım.."

küçük iskender :))