31 Mayıs 2008 Cumartesi


neden böyle biliyor musunaçılacak yeni bir kapı yok
sabahı daha görkemli yapacak yeni sözler de
başka bir ırmak yok içinden akılacak
birbirine bakan aynı anlamlar değişen yüzlerde

neden böyle biliyor musun
uzakta gürültülü ikaz kornası şimdidesiniz bu sizsiniz sesiniz diyorum sesiniz
ışığını kaybetmiş pervaneler
bir skor daha bir neden daha şimdi çok cılız bu sesiniz
biri daha aynı filmi başka perdede oynasa sesiniz diyorum sesiniz şimdi kimsiniz
neden böyle biliyor musun
köpeklerden daha çok değil yaşama isteminiz vermedikleriniz aldıklarınızdan çok
beğenmedikleriniz yüzünüzdeki korku filminden
yıkanıyor kendi pisliğinde heceli esleriniz
parçalayıp aradığınız o yolun puslu izleri
bütüne tamlanmayan çeyrek usları kanıların sanrılarında salınan kevaşe tanrısı

neden böyle biliyor musun geldiğini görmüyorsun
salıncakta en yukarı gidilmez kırmak için bu döngüden çıkılmaz
şimdi sen varsın sonra sen varsın bitince sen varsın başlarken sen vardın
olduğun kadarsın anca bu kadarsın kendini kestiğin bir bıçaksın
yitik sözüne bulaşan kansın


neden böyle biliyor musun kaç noktadan geçiyor bilgi ağacının kolları
kaç noktadan geliyor duyguların şahbazı kaç, noktanı kaybedersen
buralarda durma sandığından medet umma
şahını bul ve kes durma

neden böyle biliyor musun
kirli sularda yüzerek başla kendini bir çarmıha ger ve durmadan taşla
nedenleri sendeydi yaşamak bir ilmek boynunda
son düğümü sen bağla
hatırla..


neden böyle biliyor musun
gözleri uzağa bakan o masum delinin aradığı neydi anla
geliyorlar ellerinde acımasız taşlarla
duygulanmak yok, ölü evinde ağıt yok birikiyor sahte yaşlar yalancı çanaklarda

neden böyle biliyor musun
o kapı orada değil artık
çünkü o kapı yok yeni değil bu eskitilmiş bel çukurları
bu hayvanın aklı yok yeni değil artık sözler
yeni bir ölüm yok duramazsın ve artık susamazsın
dünya geçecek üzerinden mani olamazsın..
kunthar,,
(Alıntı veya çalıntı)

Hiç yorum yok: