30 Eki 2008

litany

Ve sen kesinlikle çam kokulu hava değilsin.
Çam kokulu hava olman mümkün değil.
Köprünün altındaki balık olman mümkün,
ama alacakaranlıkta peygamberçiçeği tarlası olmanın
yakınından bile geçemezsin.

Ve aynaya şöyle bir bakman gösterecektir ki
ne köşedeki çizmelersin ne de kayıkhanesinde uyuyan kayık.
Belki bilmek ilgini çeker,
dünyanın sayısız imgelerinden bahsediyorken,
benim çatıdaki yağmurun sesi olduğumu.

dar bir sokaktan aşağı sürüklenen akşam gazetesi,
ve mutfak masasının üzerindeki kestane sepeti.
Ben aynı zamanda ağaçlardaki ayım,
ve kör kadının çay fincanı.
Ama üzülme, ekmek ve bıçak değilim.
Ekmek ve bıçak hâlâ sensin.
Sen her zaman ekmek ve bıçak olacaksın,
tabii bir de kristal kadeh ve -her nasılsa- şarap. - billy collins -

27 Eki 2008

ölüm hastalığı / Duras

Birinin sizi sevebileceğini inanıp inanmadığınızı sorarsınız ona..
hiç bir durumda sevilemeyeceğinizi söyler..ölüm yüzünden mi diye sorar sınız..
Evet der,duygularınızdaki bu yavaşlık, bu durağanlık yüzünden,denizin siyah olduğunu söylemeniz yüzünden.

15 Eki 2008

Bir Ömür Yetmez

- neyi anlatıyor?
- aşkı.
- nasıl hep yanlış insana aşık olduğunu..
- ama istisnalar vardır değil mi?
- tersi ispatlanmadıkça