13 Ocak 2015 Salı

Palomar

''

Belki şimdi - diye düşünüyor Bay Palomar - o ülkede de bir başka kişi tekeş terliklerle dolaşıyor." Ve her adımda ayağından çıkan, ya da çok dar olduğu için ayağını burarak hapis eden terlikleriyle, topallayarak çölde dolaşan narin bir gölge görüyor. "Belki şu sırada, o da beni düşünüyor, değiş tokuş yapmak için benimle karşılaşmayı umuyor. Bizi birbirimize bağlayan ilişki, insanlar arasında kurulan ilişkilerin büyük bir çoğunluğundan daha somut ve açık. Buna karşılık hiçbir zaman karşılaşmayacağız." Tanımadığı mutsuzluk arkadaşıyla dayanışmak, çok az rastlanan bu tamamlayıcılığı, bir kıtadan bir başkasına yansıyan bu aksak adımları canlı tutabilmek için, tekeş terlikleri giymeyi sürdürmeye karar veriyor.

merak eden varsa BY PALOMARI  :)
 Palomar, en kaba tabiriyle özne varoluşunun dünyadaki konumu üzerine yazılmış bir eser. Başkişi Bay Palomar ise, adını Kaliforniya’da bulunan bir gözlem evinden almakta. Dolayısıyla Bay Palomar bir gözlemci. Kendini dünyada bulunan nesnelerin, şeylerin ve doğanın yüzeysel bilgisine -zira Bay Palomar kökene asla ulaşamayacağının bilincine varacak bir “mutsuz bilinç”tir- erişmeye adamış, takıntılı detaycılığa varan gözlem yöntemleriyle dünyayla olan ilişkisini sadece bir görsel ilişkiye indirgemiş, dolayısıyla bakışıyla biçimlenen ve biçimlendiği bir kozmosun arkeolojisini çıkartmayı hedefleyen bir katman-bilimcisi. Ne ki Bay Palomar’ın dışa ve içe olmak üzere bölünmüş ikili/ikiz bakışı onun -tam olarak son denilemeyecek- sonunu da getirecek olan şeydir. Zira dünyaya baktıkça kendini gören, kendini asla bilemediği/bilemeyeceği için ise çoğalan dünyalar(ın)dan azalarak buharlaşan bir varoluştur onunki. Evrenin işleyiş bilgisine egemen olma çabası sürekli bir duvarla karşılaşır. Çünkü doğa temel olarak insani göze ve onun ihtiyaçlarına kayıtsızdır. Bu anlamıyla ontolojisi hüzünlü bir bakış ile karşı karşıyayız. Diğer bir deyişle metni, pesimist realist bir tür olarak da tanımlayabiliriz. Anlatı boyunca ölüme yönelen bir elementin varlığı belirlenimi altında, tanımlanamayacak bir kesinliği inceleyen bir gözlemcinin merkezde olduğu bir izleği takip ederiz. Bay Palomar’ın işaret edişleri yabancıca ve paradoksal bir hapis içindedir. Adanmışlığı ve arzulayışı tam anlamıyla, çaresizdir.

Hiç yorum yok: