22 Temmuz 2017 Cumartesi

----------­čÉł
D├╝┼č├╝nceler, her ┼čeyden daha tats─▒z. Uzan─▒p dururlar, bitmez t├╝kenmezler ve insan─▒n a─čz─▒nda acayip bir tat b─▒rak─▒rlar. Sonra, d├╝┼č├╝ncelerin i├žinde kelimeler var; tamamlanmam─▒┼č kelimeler, eksik kalm─▒┼č c├╝mleler. Durmadan geri gelirler.
*
┼×imdi kimse i├žin hi├ž bir ┼čey d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m yok. S├Âzc├╝k aramak gibi endi┼čem bile kalmad─▒. S├Âzc├╝kleri, ┼č├Âyle ya da b├Âyle belirledi─čim yok, b─▒rak─▒veriyorum a─čz─▒mdan, az ├žok ├žabuk, kendiliklerinden ├ž─▒k─▒yorlar. ├çok zaman, s├Âzc├╝klerden yoksun olduklar─▒ i├žin d├╝┼č├╝ncelerim de sisli. Garip ve e─členceli bi├žimlere b├╝r├╝n├╝p yitip gidiyorlar; hemen unutuyorum bu d├╝┼č├╝nceleri.
( Bunu okuyunca akl─▒ma Bay palomar geldi :)
Sayfa:96 
*
Ama insanlar bir sabah pencerelerini a├ž─▒nca, nesnelerin ├╝zerine ├ž├Âkm├╝┼č olan ve bekler gibi duran bir ├že┼čit korkun├ž anlamla ┼ča┼č─▒racaklar.


Bulant─▒, Jean-Paul Sartre / 

Hi├ž yorum yok: