26 Eyl 2018

Düşünceler, her şeyden daha tatsız. Uzanıp dururlar, bitmez tükenmezler ve insanın ağzında acayip bir tat bırakırlar. Sonra, düşüncelerin içinde kelimeler var; tamamlanmamış kelimeler, eksik kalmış cümleler. Durmadan geri gelirler.
******
"Kendi geçmişimi elimde tutamamış olan ben, bir başkasının geçmişini kurtaracağımı nasıl umabilirim?"

Benim gözümde geçmiş, bir çeşit emekliye çıkarma; bir başka varoluşma biçimi, bir tatil ve hareketsizlikti. İşi biten her olay kendi kendine bir kutunun içine usulca giriyor ve bir fahri olay niteliği alıyordu..
***
Şimdi kimseyi düşünmüyorum, sözcükleri bulmak için bile çabalamıyorum. Kimi zaman hızlı, kimi zaman yavaş bir şeyler akıyor içimden. Dokunmuyorum, bırakıyorum gitsin. Sözcüklere bağlanamadığım için düşüncelerim çoğu zaman karmakarışık. Belirsiz ve hoş şekiller halinde ortaya çıkıyor, sonra kayboluyorlar, hemen unutuyorum onları.
////
"Topluluk içinde yaşayanlar, kendilerini, arkadaşlarına nasıl görünüyorlarsa aynalarda tıpkı öyle görmeyi öğrenmişlerdir. Benim arkadaşım yok. 

Bulantı, Jean-Paul Sartr*


21 Eyl 2018

Kargo🌻 şimdilik bu kadar☕🐾





Sana buraya bazı şeyler koyuyorum. Yol boyunca aklında olsun.

Lazım olursa açar okursun. Olmazsa da olsun, bir zararı yok
burada dursun.
Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem
zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun!
Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Ortada dursun. Olur ya biri
eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun.
Buraya tabiatı koydum. Ağaçları, suyu, ovayı, dağı. Onlar bizim
kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun.
Buraya, küçük mutlu güneşler koydum. Günlerimiz karanlık ve
çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın.
Buraya, bir inanç bir inat koydum. Tut ki unuttun, tekrar bak,
o inat neyse sen osun.
Buraya yolun yokuşunu koydum. Bildiğim için yokuşu. Zorlanırsa
nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak,
aklında bulunsun.
Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor,
ama kimbilir, birazdan uzanıp dokunursun.
Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak; sen şahane bir
okursun. Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun. N’olcak ki,
bırak patronlar seni kovsun!
Burada bir tutam sabır var. Kendiminkinden kopardım bir parça,
(bende çok boldur) lazım oldukça ya sabır ya sabır, dokunursun.
Burada güzel çaylar var. Bu aralar senin için çok önemli. Bitki
çayları, kış çayları, şuruplar, kompostolar. Demlersin, maksat
midene dostluk olsun.
Şuraya Youtube’dan müzikler, Bach dinle filan, koydum. Ama
müzik k3onusunda sen benden daha iyisin, koklayıp buluyorsun.
Buraya bir silkintiotu koydum. Kırk dert bir canına
yandığım, kırkına birden deva olsun...

Birhan Keskin.

20 Eyl 2018

Asla
sürüye dahil olmamıştı. Onun başına, başkalarının da (belki de kim bilir,
herkesin) başına gelen gelmişti: Hayatındaki beklenmedik olaylar,
içgüdülerine göre, içgüdülerinin çizdiği yolda şekillenmişti – hiç
kıpırdamamak, hayattan kopmak yönünde.
Devletin ya da toplumun dayattığı zorunluluklarla uğraşmak zorunda
kalmamıştı hiç. İçgüdüsel ihtiyaçlarını bile görmezden gelmişti. Sevgili yada dost olabileceği insanlara hiçbir nedenle yakınlık duyamamıştı. Onun
içdünyasına bir ölçüde de olsa, kabul edilen  bir varlık oldum.

///


İnsan, ilginç ya da yararlı ne anlatabilir? Başımıza gelmiş olan şeyler,
ya herkesin başına gelmiş ya da yalnızca bizim başımıza gelmiştir; ilk
durumda bayatlamıştır, ikinci durumda da bizden başkası anlayamaz

......


FERNANDO PESSOA (
HUZURSUZLUĞUN
KİTABI

18 Eyl 2018

Herkes mutlu bir insan gibi görülmek istiyor, asla mutsuz olarak değil, her zaman tamamen sahteleştirilmiş olarak, hiçbir zaman gerçekte olduğu gibi, yani herkesten daha mutsuz olarak değil. Hepsi de her zaman mutlu ve güzel görünmek istiyor fotoğraflarda, hepsi de çirkin ve mutsuz oldukları hâlde. Fotoğrafa sığınıyorlar, kasten, onları tümüyle sahtelik içinde mutlu ve güzel ya da hiç değilse gerçekte olduklarından daha az çirkin ve daha az mutsuz gösteren fotoğrafta büzülüp kalıyorlar. Fotoğraftan, arzuladıkları ideal görüntüye ulaşmayı umuyorlar, fotoğrafta arzulanan ve ideal olan bu görüntüyü yaratmak için, en korkunç çarpıtma bile olabilir bu, her türlü aracı kullanıyorlar. Bu arada kendilerini ne kadar korkunç ve ürkütücü biçimde rezil ettiklerinin farkına bile varmıyorlar.

///

Yok Etme,
Thomas Bernhard :)

15 Eyl 2018

.


..


//
Benim için artık hiçbir şey yok. Kusursuz bir hiççiyim. Artık 
hiçbir şeye inanmıyorum. Kusursuz bir kuşkucuyum. Artık hiç bir şeye inanmıyorum: Kesin, mutlak ve bütünsel bir ateistim; 
antik mitoloji inançlarının yerine geçen mantıksal, felsefi ve hü-
manist laik inançların dahi önünde diz çökmeyen bir ateist. Çabalarımızın hiçbir fayda sağlamayacağını biliyorum; her şeyin so-
nunun hiçlik olduğunu biliyorum; her eserin karşılığı, yüzyıllar 
sonra, sadece ve sadece hiçlikten ibaret olacak, biliyorum
-----

"Bir insana, hiç kimseyle olmadığımız gibi bağlı olmak için, yan yana olmamız gerekmez.."

Thomas Bernhard
Bitik Adam


Yaza ödünç verdiği yaprakları toprağa ödeyen sonbahar.

 Hangisi daha zor: Düşünmek mi, düşünmemek mi? İnsan içgüdüsel olarak düşünür, bir içgüdüyü bastırma nın ne 
zor olduğunu kim bilmez. Yani darkafalılar şu sıralar her yerde karşılaştıkları aşağılanmaları hiç hak etmiyor.
///

Georg Christoph 




13 Eyl 2018




Üstlerinde gün, ay ve yıl yazan  kitaplar gördüm ben; gizli bir takvimi oluşturur her biri..
Carlos Maria Dominguez 

6 Eyl 2018

🌤

"Belki şimdi - diye düşünüyor Bay Palomar - o ülkede de bir başka kişi tekeş terliklerle dolaşıyor.
" Ve her adımda ayağından çıkan, ya da çok dar olduğu için ayağını burarak hapis eden terlikleriyle, topallayarak çölde dolaşan narin bir gölge görüyor. "
Belki şu sırada, o da beni düşünüyor, değiş tokuş yapmak için benimle karşılaşmayı umuyor. Bizi birbirimize bağlayan ilişki, insanlar arasında kurulan ilişkilerin büyük bir çoğunluğundan daha somut ve açık.
Buna karşılık hiçbir zaman karşılaşmayacağız." Tanımadığı mutsuzluk arkadaşıyla dayanışmak, çok az rastlanan bu tamamlayıcılığı, bir kıtadan bir başkasına yansıyan bu aksak adımları canlı tutabilmek için, tekeş terlikleri giymeyi sürdürmeye karar veriyor.